Prof.Dr. Celalettin

Prof.Dr. Celalettin

AKP FETÖ’cülerden Nasıl Temizlenecek?

AKP FETÖ’cülerden Nasıl Temizlenecek?

   Türkiye’nin yeri göğü 7 Ağustos 2016’da Yenikapı/İstanbul başta olmak üzere, “Albayrak”la süslendi. Siyasetçisinden sporcusuna, sanatçısından asgari ücretlisine, yaşlısından gencine, işadamından işsizine, öğrencisinden akademisyenine tüm millet tek yürek halinde “Türkiye darbeler ve darbeciler yurdu olamaz!” dedi. MHP ve CHP liderleri ise “Bu memleket şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar ülkesi olamaz!” anlamında laikliğe vurgu yaptılar. Başbakan Yıldırım, “FETÖ” elebaşısının mutlaka yurda getirilip hesap sorulacağı sözü, AKP iktidarının “namus sözü” olarak kaydedildi. Devleti, özellikle de siyaseti, hele de AKP’yi FETÖ’cülerden temizlemede bu şahsın yargılanmasının büyük bir yararı olacaktır. Ama yetmez, dahası var…

   Darbe girişimi sebebiyle herkesin dikkati TSK’deki FETÖ yapılanması üzerinde. Aslında çok daha fazlası eğitimde, sağlıkta, TÜBİTAK’ta, Sanayi-Kalkınma Bakanlığı’nda, Emniyet’te, Yargı’da, düşünce kuruluşlarında, yükseköğretimde, STK’larda, medyada, siyasette, hele de AKP teşkilatı ile belediyelerinde çok daha yaygındır.

   Eğitimde adeta kök salan FETÖ, öğrenci yurtlarından YÖK yöneticiliğine, ÖSS sınav ve  TEOG ile benzeri sınav hazırlama merkezlerine, kreşlerden ilk-orta ve yükseköğretime, en gencinden rektöre kadar akademisyen çevresinde ahtapot gibi çöreklenmiş haldedir.

   Sağlık da farklı değil. Sağlık raporu gerektiren okullar için bu raporu verecek kurullarda FETÖ’cü tekeli var adeta. Benzer durumdaki Yargı’da ise mülakat komisyonlarında da yakın bir zamana kadar FETÖ’cü tekeli vardı.

   TSK’yı FETÖ’cülerden arındırmak için alel acele bir KHK ile okullar kapatıldı. Harp okulları ve Harp Akademisi MSB’ye bağlı bir üniversite (MSBÜ) altında toplandı. Bitti mi? Nerde? Her şeyden önce dünyanın tüm ülkelerindeki silahlı kuvvetlerde ortak olan “emir-komuta birliği” yerle bir edildi. Bari bu MSBÜ Genelkurmay Başkanlığı’na, o da MSB’ye bağlansaydı.

   Ama tüm bunların ötesinde asıl mesele AKP’nin FETÖ’cülerden nasıl temizleneceğidir.   4 Ağustos 2016 akşamı bir özel Tv kanalında FETÖ elebaşısı Gülen’e vaktiyle çok yakın iken, onun “terörist” yüzünü gördükleri için uzun bir zaman önce yollarını ayıran 2 itirafçıyı dinledik. Bunlar Nurettin Veren ve Prof.Dr. Ahmet Keleş’ti. Sabaha karşı 03.00’a doğru artık dayanamayarak pes ettim ama keşke tamamını izleyebilseydim.

   Veren’in anlattıklarını dinledikten sonra, devletten ve özellikle de iktidardaki AKP’den FETÖ’yü arındırmanın hiç de kolay olamayacağı anlaşıldı. Zira Meclis Başkanlığı, Başbakan Yardımcılığı ve Hükümet Sözcülüğü, Adalet ve İçişleri bakanlıkları yapmış FETÖ’cüler var!

   Şu ana kadar hakkında soruşturma, tutuklama veya işten el çektirme yapılanlar arasında sembolik sayıda muhtelif devlet kurumlarındaki FETÖ’nün “imamları”, FETÖ’cü olduğu iddia edilen memurları, rektör ve akademisyenleri, TSK mensuplarıdır. Bu arada bir zamanlar milletvekilliği yapmış 1-2 kişi daha var. Yeter mi? Kuşkusuz ki hayır!

   Cumhurbaşkanı Erdoğan da 7 Ağustos’tan önce, “Temizlik operasyonlarının bitişi için bir tarih yok. Son virüs de kazınıncaya kadar devam edecek!” demişti. Bu ifadeyi de Erdoğan’ın namus sözü olarak kaydetmiştik. Özellikle AKP içerisinde FETÖ’nün siyasi ayağının adalete teslimi milletin ortak beklentisidir.

   Muhtemelen AKP’nin kurulduğu andan itibaren, hatta kurucuları arasında bile AKP’de FETÖ’cüler vardı ve halen de devam ediyorlar. AKP’yle “siyasi ortak” oldukları dönemde Türkiye’de en önemli görevlerde bulundular. Belediyelerin FETÖ’cü sürek avından önce AKP kendi içindeki FETÖ’cüleri temizlemeli. Hangi milletvekilleri Bank Asya’dan kredi aldı, bunları açıklamalıdır. Mevcut ve önceki AKP milletvekilleri mutlaka mercek altına alınmalıdır!

   Son Söz: AKP iktidarının kurucu üyelik, yöneticilik, akrabalık, iş ortaklığı, belediyelerin ihale verdikleri, iş verdikleri, yerel yöneticileri ve teşkilat yöneticileri arasında aklın alamayacağı kadar FETÖ’cü vardır. Bunların temizlenebilmesi için yukarıdan aşağıya doğru bir cesaret işareti gereklidir. Bu işaret de, AKP’nin tepesinde mevcut ve vaktiyle mevcut olan FETÖ’cü siyasilerin arındırılmasına başlamakla verilebilir. Hodri meydan!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.