Başbakan Erdoğan 'Kürdistan' dedi

Başbakan Erdoğan 'Kürdistan' dedi

Başbakan Erdoğan ilk kez 'Kürdistan' dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır ziyaretinde yaptığı konuşmada Kürdistan'ı selamladı!

 Başbakan Erdoğan 'Kürdistan' dedi

Başbakan Erdoğan ilk kez 'Kürdistan' dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır ziyaretinde yaptığı konuşmada Kürdistan'ı selamladı!

Bugün Diyarbakır'da bir ilk daha yaşandı. Başbakan Erdoğan ve Barzani'nin miting alanını girişini canlı yayınlamak için octocopter kullanıldı. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) Başkanı ve Kürdistan Demokratik Parti (KDP) lideri Mesut Barzani Diyarbakır'daki mitingte konuşuyor... İşte Barzani'nin konuşmasından satırbaşları:

Size Kürdistan'ın selamını getirdim. Yeni bir tarih oluşturma fırsatı gelmiştir. Ortadoğu'da artık birlikte yaşama günü gelmiştir.

Savaşlar denendi, kimse savaşlardan bir hayır görmedi. Barışın temeli atılmıştır.

 Türk ve Kürt kardeşlerimden beklediğim barış projelerini desteklemeleri.

Barış süreci sonuca varacaktır. Ne kadar süre gerekiyorsa o süreyi tanımak gerekir.

BARZANİ KONUŞMASININ SOUNUNU TÜRKÇE VE KÜRTÇE BU SÖZLERLE BİTİRDİ:

Yaşasın Türk ve Kürtlerin kardaşlığı, Yaşasın Barış, Yaşasın özgürlük

Şivan Perver kürsüde şunları söyledi:

''Güzel Diyarbakırımız bu çok güzel bir gündür. Gerçekten tarihe gidecek dostluk kardeşlik sevdanın gideceği bir gün. Tarihi bir gün. Benim için de tarihi bir gün. 38 yıldan sonra ben buradan ayrıldığımda bir delikanlıydım, bir gençtim. Şimdi bir yaşlı adam olarak geri döndüm. Değerli Türkiyemizin Başbakanı büyük bir mayayı temiz süte kattı, bugün dostluğun kardeşliği kutluyoruz. Var olsunlar, ellerine sağlık. Her bunun için emek veren, bunun için yüreği çarpan herkese teşekkür ediyoruz. Umarım bütün Türkiye bunu düşünecektir, artık farklılıklar artık yasak edilmeyecek. Biz hep yasaklarla paylaştık. Yasak olduğu için bu ülkeden ayrıldık. Kimileri hapishanede çürüdü, işkence gördü. Kimileri kaçtı bizim gibi, yavaş yavaş... Çok değerli Kürdistan bölgesinin başkanı Barzani de bu konuda olumlu düşünceleriyle yaklaştı ve bu değerli insnaları Diyarbakır'da görmek herkes tarafından sevinilecek bir şey. Bu ülke ne tarihler gördü. Neler geçirdi biliyorsunuz. Ve şimdi yeni bir devir. Bu barış devri, demokrasi devridir. Demokrasiye ihtiyacı var bu ülkenin. Dünyaya düşen her insanın özgürce yaşama hakkı vardır. Sayın Başbakan Almanya'da üç sene önce demişti ki, asimilasyon bir insanlık suçudur, bir günahtır. Bu ülkede asimilasyon olmayacak, insanlar dostça yaşayacak.Siz emredin biz gelelim. Yeter ki dostluk kardeşlik barış eli her zaman birbirini tutsun.''

TATLISES: OĞLUMUN ADINI BARIŞ KOYACAĞIM

İbrahim Tatlıses ise kürsüde şunları söyledi:

''Şivan kardeşime çok teşekkür ederim. 37 sene sonra. Kim barışa hizmet verirse diyor, onu ellerinize elin, onu alın. Küçüklerin gözlerinden büyüklerin ellerinden öperiz. Barış için kim elini taşın altına koyarsa o benim başımın üstündedir. Biz Şivan kardeşimle buraya ne şöhrete ne şana geldik. Biz bunlara doyduk.Yani biz istersek, karı saman ederiz, hasta ineğini de kaldırırız. Bazılarımız buna engel yapıyor. Muhalefet olduğu yerde barışın olması mümkün değil. ancak her şeyin sahibi sizsiniz. Bu halk her şeyi başarır. Son kez bir şey söylüyorum. Benim eğer erkek bir çocuğum olursa, adını Barış koyacağım. Adı barış olacak.''

EMİNE ERDOĞAN AĞLADI

İkili 'Daye Migre' yani 'Ağlama Anne' türküsünü söyledi. Emine Erdoğan'ın ağladığı görüldü.

İşte o şarkının Türkçe sözleri:

Ağlama anne, sen yüreğimsin

Ağlama anne, ağlama

13 yaşında bir çocuktum, bir sabah uyandım

Ülkemden uzak, Avrupa'da kayıp oldum

Anne ben nerdeydim?

Anne ben kimdim?

Anne 10 sene geçti yabancı bir ülkede büyüdüm

Yeni bir dil ve dağsız bir ülke

Yollarda yürüyorum ve halen sersem gibiyim

Bu yaşamın dertleri hiç sayılmaz

Hiç saklanmaz

Ağlama anne, çekilmez bu dertler

Bir rüya gördüm ki dünyada barış oluyordu

Kötülük ve yanlış yoktu

Sadece iyilik vardı

Ve her şey para değildi

Ölüm yoldadır, evet

Korku ve imanım da vardır Yaradan'a

Gencim, rahatsızım ama halen sersem gibiyim

Ediyorum, etmiyorum bilemiyorum ne diyeceğimi

Ağlama anne kar yağıyor yavaş yavaş

Kar yağıyor ince ince, değerli annem ağlama

Ağlama anne, sen yüreğimsin

Ağlama anne, ağlama

Yağmur yağıyor, ağlama anne

Bu ne haldir

Ağlama anne, gökyüzü mavi ve aydınlıktır

Güzel dilimi, zincirlemişler

Elimde kalemimle yazıyorum:

Varlığım da suç muydu?

Ruhum ve bacaklarım da çürüdü koşmaktan

Belki bugün belki de yarın söyle anne ne zaman? Söyle anne, ne zaman gün doğacak

Kalkıyorum, oturuyorum, gidiyorum ve geliyorum, (hep) düşünüyorum

Niye gözlerimle, yüreğim birlikte ağlıyor?

Gökyüzünde

Gün batarken

Küçük bir güverdin uçup ağaca konuyordu

Dört duvar arasında

Ellerim kelepçeli

Dört devletin arasında

Dört parça olmuşum

Kaç şiir yazıldı senin üzerine

Kaç defa şehit kanı döküldü üzerine

Ama şehitler ölmez ağlama anne

Kar yağıyor yavaş-yavaş, değerli annem ağlama

Nasıl diyeyim

Söyleyin, anlamanızı nasıl sağlayayım

Kendimi nasıl ifade edeyim ki anlayasınız beni

Dertler az değil, dertler derin yaralar açıyor

Büyütüyorlar ve yüreğimdeki yaralar günbegün büyüyor

Vardır benim gibileri, vardır çok dertleri

İstiyorlardı ki yenilik yolunda inançlı ve umutlu bir adım atasın

Ama yaşam izin vermiyor, beni gurbette ayakta bırakmıyor

Soluğumu kesiyor ve beynimi kaynatıyor

Dünya çok soğuk anne ve canım sıkılıyor bu dünyada

Yaradan yaşamı vermiş, (hâla) özgürlük bizi bekliyor

Kurumuş gözlerim ve gözyaşım da akmıyor

Ağlama anne ağlama

Ağlama anne, sen yüreğimsin

Ağlama anne, ağlama

Yağmur yağıyor, ağlama anne

Şiwan Perwer: Dünyadaki herkesin barışa ihtiyacı vardır.

İbrahim Tatlıses: Erkek bir çocuğum olursa adını barış koyacağım

İLK KEZ KÜRDİSTAN DEDİ

Diyarbakır ey Diyarbakır kardeşlik şehri Diyarbakır sizleri yürekten selamlıyorum, sizi hasretle selamlıyorum.

Bağlar, Bismil, Çermik sizi kalpten selamlıyorum. Çüngüş, Dicle, Eğil, Ergani, Hazro sizi gönülden selamlıyorum.

- Kayapınar, Lice, Silvan, Sur sizi kalpten selamlıyorum. Bugün buradan, Şanlıurfa'yı Mardin'i Hakkari'yi Muş'u Bingöl'ü, Bitlis'i 81 vilayetimizin tamamını selamlıyorum. Diyarbakır'dan, Diyarbakır'ın kardeşleri olan Mekke'yi Medine'yi Kudüs'ü Şam'ı İstanbul'u selamlıyorum. Diyarbakır'ın kardeşi Erbil'i buradan selamlıyorum.

- Bundan 81 yıl önceydi. 21 Haziran 1932. Hakkari Şemdinli'den sınırdan çok önemli bir misafirlerimiz gelmişti. Toprakları uçaklarla bombalanmıştı. Köyleri yakılmış yıkılmıştı. Eşleri dostları akrabaları katledilmişti. Yerlerinden yurtlarından yuvalarından kopmuş, sürgüne hüküm giymişlerdi. Şemdinli'den kardeşlerinin yurduna, yuvasına, hanesine Türkiye'ye geldiler.

- Buradaki kardeşleri onları muhabbetle kucakladılar. Hoş geldiniz dediler. Burası sizin evinizdir dediler. Tarih boyunca yaptıkları gibi sofradaki ekmeklerini onlarla paylaştılar. Gelenlerden bir tanesi şunu söylüyordu: "Biz Türkiye'de asılmayı bekliyorduk. İdam edilmeyi bekliyorduk. Zira Türkiye üzerinde bizi tutuklamak ve asmak için ağır baskı vardı. Ama biz Türkiye'ye seve seve geldik. Çünkü ölsek de Türkiye'de ölmek istiyorduk."

- Evet bunu söyleyen, Molla Mustafa Barzani'ydi. Merhum "Allah'a dine İslam dininin önderine inanmış Müslüman milletin de nasıl ki doğruluk dürüstlük varsa bütün bu özellikler Molla Mustafa Barzani'de de vardır. İşte o Barzani 81 yıl önce kardeşlerinin ülkesi Türkiye'ye misafir oldu. Bugün de oğlunu, değerli dostum Mesud Barzani'yi misafir ediyoruz.

Tıpkı babanız gibi, amcalarınız gibi, kardeşlerinin toprağına Türkiye Cumhuriyeti'ne Diyarbakır şehrimize hoş geldiniz. Sizi sizin şahsınızda, Kuzey Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki değerli kardeşlerimizi muhabbetle selamlıyorum.

DİYARBAKIR HEPİMİZİNDİR

Diyarbakırlı büyük şair Sezai Karakoç diyor ki "Diyarbakır sadece Türklerin değildir. Diyarbakır sadece Kürtlerin değildir. Diyarbakır sadece Arapların değildir. Tıpkı Erbil gibi, Diyarbakır hepimizindir"

Biz Erbil'de kendimizi, kendi şehrimizde hissettik. Siz de kendinizi şehrinizde hissedin diyorum.

Bugün büyük bir hasretle, vatan hasretine, anne baba kardeş hasretine de burada Diyarbakır'da son veriyoruz. Bugün büyük bir kavuşmaya, kucaklaşmaya hep birlikte şahit oluyoruz.

Diyordu ki "Ben seni özledim inan ki seni özledim. Baharın rengine sor. O ağacın çiçeklerine sor. Barış güvercinlerine sor. Arkadaşlık ve dostluğa sor. Hapishane duvarlarına sor. Onlar sana doğruyu söylerler. Ben seni çok özledim. İnan ki seni özledim"

Tam 37 yıl süren bu anlamsız, bu acı, bu kederli hüzünlü özleme bugün artık son veriyoruz. Türkiye'nin sesini, bu topraklarının sesini, bugün artık vatanıyla aşkıyla buluşturuyoruz. Nihayet hoş geldin Şivan Perwer diyorum. Evine vatanına anne baba ocağına hoş geldin diyorum. Diyorum ki, ah bugün biri daha aramızda olsaydı. Bu toprakların bir başka nefesi daha aramızda olsaydı.

Diyordu ki "Üzülme sen üzülme. Başını öne eğme. Gün olur kavuşuruz. Dert etme Diyarbakır. Ağlama sen ağlama. Kanlı bezler bağlama. Bu yangın söner bir gün. Ağlama Diyarbakır. Ey fırtınalı bayır, ey mazlum Diyarbakır. Dağlarında kızıl ateş. Alnımda kızıl bakır. Çiğdemler solar gibi, anneler yanar gibi. Dizlerine döküldüm. Ağlama Diyarbakır"

Ben yandım siz yanmayın Allah aşkına diyordu. Şimdilik Hoşçakalın çözüm diyordu. Hoşça kal ey sevgilim Türkiye diyordu. Ne var ki vatana hasret, dosta hasret şekilde tam 13 yıl önce bugün bir 16 Kasım'da gurbette hayata veda etti. Ahmet Kaya'yı Diyarbakır'ın Malatya'nın evladını, Türkiye'nin sesini, sevgili dostum Ahmet Kaya'yı rahmetle yad ediyorum.

- Ah diyorum, ah o da burada olsaydı. Ben Pınarhisar'a giderken o da uğurlamaya gelmişti. O da şarkılarıyla türküleriyle bu kardeşini uğurlamaya gelmişti. Sevgili Tatlıses ile Perver'i keşke bizimle dinleseydi. Bizimle eşlik etseydi. Mukadderat. Ben şuna yürekten inanıyorum. Bugün Diyarbakır'daki bu buluşma, bu hasret giderme var ya, bugün Diyarbakır'da aynı gökyüzünün altına kurduğumuz muhabbet ortamı var ya, Yunus Emre'nin Mevlana'nın Hacı Bektaş-ı Veli'nin ruhunu muazzez etmiştir. 13 yıl önce aramızdan ayrılan Ahmet Kaya'nın ruhunu da muazzez etmiştir.

PAZAR KADAR DEĞİL, MEZARA KADAR

- Biz kardeşiz, biz pazara kadar değil mezara kadar, mahşere kadar biriz, beraberiz. Biz aynı coğrafyanın aynı toprakların medeniyetin mensuplarıyız.

- İşte bugün Şivan Perver 37 yıl sonra burada ve sağ olsun bütün sıkıntılara rağmen, hakikaten çok büyük bir sıkıntıyı yaşayan İbrahim Tatlıses kardeşimiz o da burada. Birlikte beraber düeti yaptılar. Ben İbrahim Tatlıses kardeşimizi de bugün çok daha iyi gördüm. Güzel bir final yaptı onu da gördüm. İnşallah kendisinin cd'leriyle yine bir araya olacağız, beraber olacağız. Rabbim ona da sağlığını sıhhatini lütfetsin.

- 100 yıl önce bu topraklarda cetvellerle sınır çizildi. Bizim muhabbetimize sınır çizemezler. Ortak medeniyetimize geleceğimize sınır çizemezler. Bizim gönüllerimizi hiçbir zaman birbirinden ayıramazlar. Onun için rahat olacağız. Geleceğe aynı aşkla aynı inançla yürüyeceğiz. Türkü Kürt'ten, Kürt'ü Türk'ten ayıramazlar. Şam'ın ağıtı bizim ağıtımızdır. Kamışlı'nın derdi bizim derdimizdir. Suriye'nin tamamında zalim Esad'ın akıttığı kan kardeşimizin kanıdır.

- Zalimlerin yanında yer almayacağız, sofrasında oturanlardan olmayacağız. Mazlumların mağdurların gariplerin yol arkadaşı olacağız. İşte bugün olduğu gibi. Kuzeyi güneyi doğuyu batıyı hep birlikte kucaklayacağız.

- Halepçe cayır cayır yanarken Diyarbakır'ın Konya'nın Çanakkale'nin ciğeri yandı. Bağdat, Basra bombalanırken Diyarbakır Uşak Adana kardeşleriyle birlikte gözyaşı döktü.

- Bir annenin çocuğuyla kendi ana diliyle konuşamıyor olmasından daha büyük azap ne olabilir? Şivan Perver kasetlerinin plaklarının nasıl saklandığını nasıl gizli gizli dinlendiğini ben de bilirim. Faili meçhullerin sürgünlerin ne büyük bir acı olduğunu yaşayanlardan çok dinledim, bilirim. Ne yaşadıysak birlikte yaşadık. Rengi, tonu, şekli farklı olabilir. Ama aynı zulmü, aynı ötelenmeyi hep bu toplumda birlikte yaşadık.

- 2005'te burada Diyarbakır'da sizlere bir şey söyledim. Sizin meseleniz bizim meselemizdir dedim. O günden beri sözümüzün arkasındayız. Takipçisiyiz. Bizi tehdit ettiler vazgeçmedik. Bize engeller çıkardılar, aştık. Bize zorluklar çıkardılar, yılmadık. Partimizi kapatmak istediler, tuzaklar kurdular, sabotajlar yaptılar. Biz bir tek geri adım bile atmadık.

2788 Kez okundu - 16.11.2013

Yazarlar
Güncel Haberler

İzmir Baro Başkanı Özcan, Ege Üniversitesi yö

İzmir Baro Başkanı Özcan, Ege Üniversitesi yönetimini suçladı

Baro Başkanı Özcan, İzmir Adliyesi Baro Birimi'nde yönetim kurulu üyeleri ve baro üyesi yaklaşık 100 avukatla birlikte basın toplantısı düzenledi.

Bundan Sonra Kimlik Kontrolü Yapılacak

Bundan Sonra Kimlik Kontrolü Yapılacak

Ege Üniversitesi'nde çıkan olaylarda bıçaklanarak öldürülen Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun ardından Ege Üniversitesi İletişim ve Edebiyat Fakülteleri ortak binasına öğrenci ve öğretim görevlileri giriş çıkışlarda kart gösterecek.

Ege Üniversitesi’ndeki olaylarla ilgili son z

Ege Üniversitesi’ndeki olaylarla ilgili son zanlı da serbest

Çakıroğlu'nun hayatını kaybettiği olayla ilgili hastanede tedavisi tamamlanan M.D., sevk edildiği adliyede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Bu anket sonrası Gezici Araştırma şirketine b

Bu anket sonrası Gezici Araştırma şirketine baskın

AKP'nin oylarının yüzde 40'in altına düştüğünü açıklayan Gezici Araştırma'ya mali polisler baskın yaptı.

Bülent Korucu: CHP'ye kapatma davasının taşla

Bülent Korucu: CHP'ye kapatma davasının taşları döşeniyor

Korucu yazısında, Gerçek dışı bu yayınları küçümsememek lazım. Beş yıl önce yayınlanan bir dizi filmden örgüt çıkarıp Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’yı tutuklayan adliyemizi hafife almayın.

Cemaat'e yönelik 20 ilde eş zamanlı operasyon

Cemaat'e yönelik 20 ilde eş zamanlı operasyon

Usulsüz dinlemelere ilişkin Emniyet'teki Cemaat yapılanmasına yönelik Ankara merkezli operasyon başlatıldı.

Fuat Avni’den Süleyman Şah Operasyonunu Anlat

Fuat Avni’den Süleyman Şah Operasyonunu Anlatıyor

Fuat Avni Şah Süleyman ile ilgili tweetler attı. Daha önceden durumu bildirdiğini söyleyen fenomen, operasyon anında bilgi vermemesini vatanını sevmekle ilgili olduğunu söyledi

Süleyman Şah Türbesi İmha Edildi

Süleyman Şah Türbesi İmha Edildi

Özel Kuvvetler bölgeyi terketmeden önce karakol ve türbeyi patlayıcı ile havaya uçururken, türbedeki 3 sandukayı da beraberinde Türkiye’ye getirdi.

Ege Üniversitesi'ndeki kavgada 1 Ülkücü şehit

Ege Üniversitesi'ndeki kavgada 1 Ülkücü şehit oldu!

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde formasyon dersleri alan sağ ve sol görüşlü öğrenciler fakülte önünde önünde kavga etti.

Ahmet Takan: Özel suikast timi Diyarbakır’da

Ahmet Takan: Özel suikast timi Diyarbakır’da

Yeniçağ yazarı Ahmet Takan, köşesinde PKK'nin özerklik için tüm şehirlerde hazır olduğunu yazdı.

BAHÇELİ, KIRŞEHİR’DE ERDOĞAN’I 2’YE KATLADI

BAHÇELİ, KIRŞEHİR’DE ERDOĞAN’I 2’YE KATLADI

Cumhurbaşkanının Kırşehir'de 30 Ağustos Cuma günü saat 14.30'da yaptığı mitingde yaklaşık 15 bin kişilik bir kalabalığa hitap etti. Devlet Bahçeli ise aynı meydanda 25 bin kişilik bir kalabalığa konuştu.

AKP'li vekil Cem Zorlu: Başbakan ile çoban ar

AKP'li vekil Cem Zorlu: Başbakan ile çoban arasında fark yok

AKP Kon­ya Mil­let­ve­ki­li Cem Zor­lu, çoban ile başbakan arasında fark olmadığını belirterek, Biri sürüyü, diğeri halkı yönetiyor diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı darbeci yaptılar

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı darbeci yaptılar

Bursa’da, İç Güvenlik Yasa Tasarısı'nın TBMM’den geçirilmek istenmesine tepki gösteren Çağdaş Hukukçular Derneği

MHP İl Başkanlığı'ndan Çemberli Efe Açıklamas

MHP İl Başkanlığı'ndan Çemberli Efe Açıklaması

MHP İzmir İl Başkanlığı'ndan ilk defa açıklama geldi. Yazılı olarak sunulan açıklamada MHP İl Başkanı Necat Karataş kelimenin tam anlamıyla zehir gibi konuştu.

Murat Taşer: Çemberli Efe Lakabı Ağır Geldi

Murat Taşer: Çemberli Efe Lakabı Ağır Geldi

MHP'den büyük tepki geldi. Murat Taşer telefonla bağlandığı Kanal Ben isimli internet televizyonundaki programda sert çıktı;


1